October 2009
3 posts
Yatarak çoğalmaz insan!
«Yalan!» dedi adam bir sigara daha yakarak, «Elbette yalan dudaklarımdan dökülürken bile yalan olduklarını haykırarak düşen ve içimdeki alev kaynayan çağlayanın acı sosuna bulanarak kulaklarına ulaşan vaadler: “Yatmak bozmayacak bu aşkın masumiyetini…”
Ve şimdi ben kendisinden bile utanan bir adamım; avuçlarımda kirletilmiş ruhumun icraatlarının pası var! Kaç pas bir gole götürür...
“Kendimi çok aşaaaaaalık pislik sürtük gibi hissediorum oysa tertemiz niyetlerle yaklaşmıştım ona ben…” dedi kız… Ağlamamak için bir sigara daha yaktı…
“Bembeyaz bir tuval düşünün” dedi adam, sigarasından son nefesi alıp söndürürken,” bembeyazzzz! Kendisi üzerine çizilecek o mükemmel resmi sabırsızlıkla bekleyen ve ona yaklaşan ressamı düşünün...
Yazmak, bir okyanusa dalarak dipten inci çıkarmaya benzer. Ben bir kamyon dolusu kumu insanların önüne döküp, “İçindeki inciyi arayıp bulun!” diyemezdim. Vurgun yeme ihtimalimin çok yüksek olduğunu bile bile, tüpsüz dalarak bir istiridye kabuğuna dönmüş gözkapaklarımdan içeriye bir kenara bıraktım kocaman bir okyanusa dönmüş gözyaşlarımı ve yalnızca inci taneleri getirdim okurlara paramparça olmuş...
August 2009
1 post
Hiçbir zaman arkadaşım olmadı aslında benim. Oyunlara gelince, daha küçük bir...
– Rahmi Vidinlioğlu